Başbakan Erdoğan partisinin toplantısında yaptığı; işçi sınıfının gücünü küçümseyen konuşmasında: “Bunlar Türkiye’yi kendilerinden ibaret zannediyorlar. Senin kaç üyen var?” dedi.
15 milyon kişinin oyunu alarak iktidara gelen AKP iktidarını bir avuç üyesiyle bir sendikanın yıkamayacağından son derece emindi konuşmasını yaparken.
Oysa bilmesi gerekirdi ki, oyunu aldım dediği 15 milyonun içinde Tekel işçilerinin bir bölümü de vardı. Hatta, tam gün yasasına direnen doktorların bir kısmı, İlaç konusunda yapılan düzenlemelere karşı çıkan eczacıların bazıları, kurumlarının bağımsızlığını yok etmeye çalıştığı yargı mensuplarının da belki büyük bir kısmı AKP’ye oy veren bu 15 milyon kişi arasındaydı.
Pıstırmaya çalıştığı Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının önemli bir kısmı da yine bu 15 milyon kişi arasındaydı. Başbakan Erdoğan’ın büyük sermayeye yem etmek istediği esnafın büyük bölümü de AKP’ye oy vermişti. Ürünü para etmediği için yoksullaşan köylü, Ataması yapılmayan 327 bin öğretmenin anası babası… Tekel işçilerine destek için bir günlük iş bırakma eylemi yapan işçiler, onların yakınları; onlar yürürken onlara pencerelerinden el sallayan, onları alkışlayan insanlar… Başbakan Erdoğan’ın saydığı 15 milyon kişi bu insanlardan başkası değildi. Başbakan Erdoğan bilmelidir ki; artık toplumsal muhalefet Tekgıda-İş sendikasının üye sayısıyla sınırlı değildir. Tekel işçileri, Türkiye halkının direnişinin sembolü haline gelmiştir. Tekel işçilerinin kaç kişi olduklarının da bir önemi kalmamıştır. AKP’nin politikalarından canı yana tüm kesimler, Tekel işçilerinin direnişini örnek alıp, bu direnişe gönülden destek olmaktadır. Bir günlük iş bırakma eyleminden canı yanan yurttaşlarımız bile, eylemi ve Tekel işçilerinin direnişini haklı bulmakta,desteklemektedir. Tekel işçileri; inançla, kararlılıkla sürdürdükleri direnişle, AKP’den yılmış tüm toplum kesimlerinin, yılgınlığını, mücadeleci bir ruha dönüştürdü. Türkiye halkı, bu mücadeleci ruhla Tekel işçilerinin etrafında birleşti.
Başbakan Erdoğan bunun farkında değil. Ayrıca Bu durum Başbakan Erdoğan’ın umurunda da değil. Çünkü Başbakan Erdoğan’ın partisini doktorlar, eczacılar, çiftçiler, esnaf, ataması yapılmayan öğretmenler, emekliler, iktidara getirmedi. Başbakan Erdoğan, bu yüzden onları da dinlemiyor. Onların sesine de kulak vermiyor. Başbakan Erdoğan’ı Tekel işçileri iktidara getirmedi. Başbakan Erdoğan, partisini iktidara getirmeyen Tekel işlerini dinlemiyor. Hatta kısa bir süre sonra onlara karşı zor kullanacağını söylüyor. Bunu yaparsa, halkın ne kadar büyük tepki göstereceği konusunda bir fikri de yok. Çünkü halkı yok sayıyor. İşçi sınıfının gücünü küçümsüyor. Dayandığı güçleri işçi sınıfından ve onun etrafında kenetlenen halktan güçlü sanıyor. Başbakan Erdoğan, partisini iktidara getirenlerin sesini duyuyor. Onların sesine kulak veriyor. Bu ses de ona: “Türkiye’de büyük sermayenin düzenini ne bahasına olursa olsun kur. Türkiye’nin tüm kaynaklarını küresel sermayeye peşkeş çek.” diyor.” Bu ses, “ Orta sınıfı yok et. Esnafı ortadan kaldır. Köylüyü perişan et ki topraklarını bize satsın.” diye devam ediyor… Bu sese kulak veren Başbakan Erdoğan, Tekel işçilerini adamdan saymıyor. “Kimsiniz ki AKP iktidarını devireceksiniz? " diyor. Tekel işçileri cevap veriyor: “Biz Türkiye’yiz! Ya siz kimsiniz?” |