Yaşamımın daha başlangıç dönemlerinde sen öğrettin "Yaşamı ve insan olmayı"
Almadan vermenin önemini, sabretmenin ne büyük bir erdem olduğunu… Düşünsenize! "İnsan mı ağaç mı yetiştirmek daha zor?"diye Bir benzetme kuralım, çocuklarımızı da ilgi ve bakım isteyen ağaç fidanları gibi düşünelim. Toprakta olgunlaşıp gün ışığına çıkan her fide; aile kucağından okula adım atan çocuğa benzer. Gelişmesi, güçlenmesi için bitkinin güneşe ihtiyacı olduğu kadar çocukta sevgiye ihtiyaç duyar. Bitkiyi ışık, çocuğuysa sevgi, ilgi ve bilgi büyütür, geliştirir. Biraz boyunu alınca sıra dik durmaya gelir… Bitki nem ister, su ister. Çocuk ise moral ve teşvik… Gelecekte alacağı şeklin temeli atılacaktır. Ee ne de olsa ağaç yaş iken eğilir, öyle değil mi? İnsanların da bitkilerin de tam olarak potansiyeline ulaşmaları uzun zaman alır, büyük emek ve sabır ister, zorlu bir süreçtir bu...
Geleceğimizin umudu, yarınlarımızın teminatı çocuklarımız, nazlı birer fidan gibidirler. Şefkatli, idealist, bilinçli, geniş görüşlülük sahibi, fedakar, sevgi dolu bahçıvanlara ihtiyaç duyarlar…
Ne mutlu fidanlardan ulu çınarlar, dimdik kavaklar yapan öğretmenlerimize, eğitimcilerimize… Onlar; önce bize, sonra evlatlarımıza, daha yaşamın başlangıç dönemlerinde, her şeyden önce, YAŞAMI ve İNSAN olmayı öğretenlerdir. Onlar; iyi bir insan ve iyi bir vatandaş yetiştirme gayretinde olanlardır. Almadan vermenin, sabretmenin ne demek olduğunu bilenlerdir. Yetiştirdikleri fidanların meyvelerini, yıllar sonra övünç ve gurur olarak toplayan öğretmenlerimizdir… Öğretmenlik mesleği, her şeyden önce bir ideal, gaye ve bir hizmet mesleğidir. Bir insanı yetiştirmenin geleceğe şekil vermek kadar önemli olduğu çok iyi bilinmelidir. Çünkü iyi eğitilen bir insan, huzurlu bir toplum ve mutlu bir gelecek demektir. Benim öğretmenim; her daim sorunun değil çözümün bir parçasıdır. Olmazların, yokların, imkânsızlıkların içerisinde dahi Mustafa Kemaller, Fatihler, Mimar Sinanlar yetiştirmeyi kendisine ilke edinmiştir. Benim her öğretmenim; Mustafa Kemal´dir aslında… Her koşulda dimdik durabilmenin hikâyesidir. Onun dün kara tahta başında başlattığı eğitimdeki yenileşme hareketini, bugün bilgisayar ekranı karşısında devam ettirebilme şuurundadır. Benim her öğretmenim; "Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" sözünü duyduğunda veya okuduğunda, sınıfta bir öğrenciyi değil top yekun bir milleti eğittiğini, bir milletin ruh dünyasına şekil verdiğini bilendir… Bolu beyinin dediği gibi "Selam olsun Selam olsun" Sana öğretmenim… Tüm öğretmenlerimizin günü kutlu olsun. Ellerinizden öpüyorum öğretmenim… Sevgi ile güle kalın… |